top of page

Memura Verilen Uyarma Cezasına İtiraz

1. Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Şartlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi uyarınca uyarma cezası; memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Yargı kararlarına yansıyan ve bu cezanın verilmesini gerektiren temel fiil ve haller şunlardır:


  • Görevde Kayıtsızlık ve Düzensizlik: Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, kurumca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde veya resmi belge, araç ve gereçlerin korunması ve kullanımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak (Danıştay 12. Daire, E.2012/7240 ).


  • Mesai Saatlerine Uyulmaması: Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, görevden erken ayrılmak veya görev mahallini terk etmek (Danıştay 2. Daire, E.2021/13924 ).


  • Vakara Aykırı Davranışlar: Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunmak. Kurum ve çalışanlar hakkında eleştiri sınırlarını aşan, itibarsızlaştırıcı ifadeler kullanmak ve resmi yazışma kurallarına aykırı üslup benimsemek bu kapsamda değerlendirilmektedir (Danıştay 12. Daire, E.2024/6209 ).


  • Usulsüz Müracaat ve Şikayet: Mevzuatta belirlenen usullere uymadan müracaat veya şikayette bulunmak (İzmir BİM 2. İDD, E.2017/8165 ).


  • Eğitim ve Kurslara Katılmamak: Geçerli bir mazereti olmaksızın, görevlendirildiği kurs veya eğitimlere katılmamak (Danıştay 12. Daire, E.2012/7240 ).


Ayrıca, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiilin, cezanın özlük dosyasından silinme süresi içinde tekerrür etmesi halinde bir derece ağır ceza uygulanması öngörülmüştür (Danıştay 2. Daire, E.2021/13924 ).


2. Uyarma Cezası Vermeye Yetkili Amirler 657 sayılı Kanun’un 126. maddesi uyarınca uyarma cezası verme yetkisi disiplin amirlerine aittir. Disiplin amirlerinin kapsamı ve yetkileri şu şekilde detaylandırılmıştır:


  • Kurumların teşkilat yapısına göre belirlenen disiplin amirleri bu cezayı tesis edebilir. Örneğin; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki öğretmenler için okul müdürü birinci disiplin amiri, ilçe milli eğitim müdürü ise ikinci disiplin amiridir (Gaziantep BİM 5. İDD, E.2019/1025 ).


  • Müsteşarlar, illerde valiler ve ilçelerde kaymakamlar en üst disiplin amirleri sıfatıyla uyarma cezası verme yetkisine sahiptirler (Gaziantep BİM 5. İDD, E.2019/1025 ; Danıştay 2. Daire, E.2000/2210 ).


3. Zamanaşımı Süreleri 657 sayılı Kanun’un 127. maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca uyarma cezası için iki tür zamanaşımı süresi öngörülmüştür:


  • Soruşturma Zamanaşımı: Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması zorunludur. Bu süre içinde soruşturmaya başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar (Danıştay 12. Daire, E.2012/7240 ; Danıştay 2. Daire, E.2021/13924 ).


  • Ceza Verme Zamanaşımı: Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar (Danıştay 12. Daire, E.2012/7240 ; AYM, E.2023/5 ).


4. İtiraz Süresi ve Usulü 657 sayılı Kanun’un 135. maddesi uyarınca, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma cezasına karşı disiplin kuruluna itiraz edilebilir.


  • İtiraz Süresi: Kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür.


  • Sonuç: Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itirazın kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır (Danıştay 2. Daire, E.2021/13924 ).


5. Ek Bilgiler


  • Soruşturma Süresinin Niteliği: Danıştay 8. Dairesi'ne göre, soruşturmaya başlamak için öngörülen bir aylık süre idarenin iç işleyişiyle ilgili olup, bu süreye uyulmaması ilgili görevlilerin kişisel sorumluluğunu doğurabilir ancak disiplin suçu işleyen kişiye ceza verilmesini her durumda engellemez (Danıştay 8. Daire, E.2004/2891 ).


  • Özel Kanunlardaki Durum: 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun kapsamında görev yapan personel (Emniyet, Jandarma vb.) için de uyarma cezası bakımından benzer şekilde bir aylık soruşturma ve iki yıllık ceza verme zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır (Danıştay 2. Daire, E.2021/3771 ; E.2023/6735 ).


  • Yükseköğretim Personeli: Yükseköğretim personeline uygulanacak disiplin cezalarında, özel kanunlarda boşluk bulunması durumunda 657 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki fiil ve usullerin genel kanun niteliğiyle uygulanabileceği tartışılmaktadır (Danıştay 8. Daire, E.2016/1221 ).


  • Zamanaşımı Başlangıcı: Zamanaşımı süreleri; tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz (temadi eden) suçlarda kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar (AYM, E.2023/5 ; Danıştay 2. Daire, E.2021/2130 ).


Devlet memurları için uyarma cezasına karşı yapılan itirazın reddedilmesi durumunda başvurulacak temel yol İdari Yargı denetimidir. İtirazın olumsuz sonuçlanması halinde izlenecek hukuki süreç ve dava haklarınız şunlardır:



1. Dava Türü ve Görevli Mahkeme


Uyarma cezasına karşı açılacak dava bir "İptal Davası"dır. Bu dava ile idarenin tesis ettiği disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılması istenir.

  • Görevli Mahkeme: İdare Mahkemeleri.

  • Yetkili Mahkeme: Disiplin cezasını veren idari birimin bulunduğu yerdeki veya memurun görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesi'dir.


2. Dava Açma Süresi


657 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca disiplin kuruluna yaptığınız itirazın reddedilmesi halinde, bu red kararının size tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açmanız gerekir.

  • Eğer itiraz merci (disiplin kurulu) 30 gün içinde bir karar vermezse, itirazınız reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süreniz başlar.

  • Süresi içinde dava açılmaması durumunda disiplin cezası kesinleşir ve bir daha dava konusu edilemez.


3. Davada İleri Sürülebilecek Hukuki Sebepler


İdare mahkemeleri, uyarma cezasını şu açılardan denetler:

  • Usul Yönünden: Disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, savunma hakkının verilip verilmediği ve kararda cezanın dayandığı kanun maddesinin açıkça belirtilip belirtilmediği incelenir. Örneğin; İzmir Bölge İdare Mahkemesi bir kararında, cezanın hangi bent uyarınca verildiğinin net belirtilmemesini iptal sebebi saymıştır.

  • Zamanaşımı Yönünden: Soruşturmanın öğrenme tarihinden itibaren 1 ay içinde başlayıp başlamadığı ve fiil tarihinden itibaren 2 yıl içinde ceza verilip verilmediği kontrol edilir.

  • Esas Yönünden: İsnat edilen fiilin gerçekten işlenip işlenmediği (sübut bulup bulmadığı) ve fiil ile ceza arasında "ölçülülük" olup olmadığına bakılır. Örneğin, eleştiri sınırları içinde kalan ifadelerin "vakara aykırı davranış" olarak cezalandırılması mahkemece iptal edilebilir.


4. Yürütmenin Durdurulması İstemi

Dava açarken, işlemin uygulanmasının (cezanın özlük dosyasına işlenmesi vb.) telafisi güç zararlar doğuracağını düşünüyorsanız, mahkemeden "Yürütmenin Durdurulması" talep edebilirsiniz. Mahkeme bu talebi yerinde bulursa, dava sonuçlanana kadar ceza hiç verilmemiş gibi işlem yapılır. İdare hukuku avukatından destek almanızda fayda olacaktır.


İzlenmesi Gereken Yol Özeti:

  1. Disiplin kurulundan gelen ret kararını tebliğ alın.

  2. Tebliğ tarihinden itibaren vakit kaybetmeden (en geç 60 gün içinde) uzman bir avukat aracılığıyla veya şahsen İdare Mahkemesi'ne hitaben iptal davası dilekçesi hazırlayın.

  3. Dilekçenizde varsa usul hatalarını (savunma süresi, zamanaşımı vb.) ve fiilin hukuka aykırı değerlendirildiğini delilleriyle belirtin.


Olayınıza ilişkin detaylı danışma için iletişim bölümünden tarafımıza ulaşabilirsiniz.


Korkmaz Hukuk Bürosu


 
 
 

Yorumlar


©2022 Av. Yasin Korkmaz

bottom of page