İrtikap Suçu ve Cezası
- Av. Yasin Korkmaz

- 19 May
- 4 dakikada okunur
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 250 (İrtikap):
İcbar Suretiyle İrtikap (md. 250/1): Görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi icbar eden kamu görevlisine 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilir. Mağdurun, işinin görülmeyeceği endişesiyle kendisini mecbur hissederek menfaat sağlaması icbar sayılır.
İkna Suretiyle İrtikap (md. 250/2): Görevin sağladığı güveni kötüye kullanarak hileli davranışlarla kişiyi ikna eden kamu görevlisine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.
Hatadan Yararlanma Suretiyle İrtikap (md. 250/3): Kişinin hatasından yararlanarak menfaat sağlanması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Değer Azlığı İndirimi (md. 250/4): Menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözetilerek ceza yarıya kadar indirilebilir.
5237 sayılı TCK m. 251 (Denetim Görevinin İhmali): İrtikap suçuna kasten göz yuman denetçi müşterek fail, ihmal ederek imkan sağlayan ise 3 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır.
5237 sayılı TCK m. 66 (Zamanaşımı): İcbar suretiyle irtikapta (üst sınır 10 yıl) dava zamanaşımı 15 yıl; ikna ve hatadan yararlanmada (üst sınır 5 ve 3 yıl) ise 8 yıldır.
5235 sayılı Kanun m. 12: İrtikap suçlarında yargılama yapma görevi Ağır Ceza Mahkemesi'ne aittir.
1. İrtikap Suçunun Faili Olabilecek Kişiler
İrtikap suçu, niteliği itibarıyla bir "özgü suç" olup ancak kamu görevlisi sıfatına sahip kişiler tarafından işlenebilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 05.06.2015 tarihli, 2015/5329 E. ve 2015/12132 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, bu suçta ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişiler fail olabilir. Buna karşın, kamu görevlisi sıfatı bulunmayan özel şirket çalışanları bu suçun faili olamazlar.
2. İcbar (Zorlama) Suretiyle İrtikap Suçu
İcbar suretiyle irtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak mağdur üzerinde manevi cebir kurmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.2010 tarihli, 2009/167 E. ve 2010/70 K. sayılı kararına göre; icbarın "mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli, ciddi olması ve mağdurun bu baskıdan kolayca kurtulma imkanının bulunmaması" gerekir. Mağdurun, haklı işinin görülmeyeceği veya geciktirileceği endişesiyle kendisini menfaat sağlamaya mecbur hissetmesi bu suçun oluşumu için yeterlidir (Yargıtay CGK, 27.10.2015, 2013/412 E., 2015/347 K.). Ancak mağdurun baskıdan kurtulma imkanı varsa veya kolluk birimlerine önceden haber vererek suçüstü yaptırmışsa, icbar boyutu oluşmadığından eylem görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilebilir (Yargıtay 5. CD, 17.02.2020, 2016/2461 E., 2020/6058 K.).
3. İkna Suretiyle İrtikap Suçu
Kamu görevlisinin, görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak hileli davranışlarla mağduru menfaat sağlamaya inandırmasıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 12.06.2024 tarihli, 2023/522 E. ve 2024/2012 K. sayılı kararında; bir doktorun hastalara devletin sağladığı protezleri "daha kaliteli Avrupa menşeli protez" diyerek para karşılığı takması ikna suretiyle irtikap olarak kabul edilmiştir. Suçun oluşması için mağdurun, istenen çıkarın yasa ve görev gereği verilmesi gerektiğine hileli davranışlarla inandırılmış olması şarttır (Yargıtay 5. CD, 26.03.2012, 2011/11273 E., 2012/2577 K.).

4. Mağdurun Hatasından Faydalanarak İşlenen İrtikap Suçu
Bu suç tipi, mağdurun düştüğü hatayı fark eden kamu görevlisinin, bu hatayı gidermek yerine ondan yararlanarak menfaat temin etmesiyle oluşur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 09.10.2019 tarihli, 2018/2749 E. ve 2019/1727 K. sayılı kararında; belediye görevlisinin, harçtan muaf olan bir işlem için mağdurun bilgisizliğinden ve acele halinden yararlanarak harç adı altında kendi hesabına para yatırtması bu kapsamda değerlendirilmiştir.
5. İrtikap Suçunun Cezası
TCK m. 250 uyarınca cezalar şu şekildedir:
İcbar suretiyle irtikap: 5-10 yıl hapis.
İkna suretiyle irtikap: 3-5 yıl hapis.
Hatadan yararlanma: 1-3 yıl hapis. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 24.01.2013 tarihli, 2010/10776 E. ve 2013/748 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 6352 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemelerle menfaatin değer azlığı durumunda (TCK 250/4) cezada indirim yapılması mümkündür. Ayrıca mahkumiyet halinde TCK m. 53/5 uyarınca hak ve yetki yasaklarına hükmedilmesi zorunludur.
6. İrtikap Suçu Şikayete Tabi Bir Suç mudur?
İrtikap suçu şikayete tabi değildir; resen soruşturulur ve kovuşturulur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 28.12.2022 tarihli, 2018/6176 E. ve 2022/15119 K. sayılı kararında görüldüğü üzere, ilgili Bakanlıklar veya Hazine "katılan" sıfatıyla davayı takip edebilmektedir. Suçun mağduru toplumu oluşturan bireyler ve kamu idaresidir.
7. Denetim Görevinin İhmali Suretiyle İrtikap Suçu ve Cezası
TCK m. 251 uyarınca, kamu görevlisinin denetim yükümlülüğünü ihmal ederek irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlaması cezalandırılır. Kasten göz yumma hali müşterek faillik (TCK 250'deki ceza), ihmal suretiyle imkan sağlama ise 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gerektirir.
8. İrtikap Suçunda Görevli Mahkeme ve Dava Zamanaşımı Süresi
5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Dava zamanaşımı süreleri ise suçun işleniş şekline göre değişmektedir:
İcbar suretiyle irtikapta zamanaşımı 15 yıldır.
İkna suretiyle irtikapta (TCK 250/2) zamanaşımı 8 yıldır.
İlaveli zamanaşımı süresi ise 12 yıl olarak uygulanmaktadır.
9. İrtikap Suçu İle Rüşvet Suçu Arasındaki Farklar
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 22.01.2015 tarihli, 2013/13904 E. ve 2015/1502 K. sayılı kararında bu farklar netleştirilmiştir:
Rıza ve Anlaşma: Rüşvet, tarafların rızaya dayalı "rüşvet anlaşması" ile oluşurken; irtikapta kamu görevlisinin tek taraflı icbarı veya iknası söz konusudur.
Zemin: Rüşvette taraflar genellikle gayrimeşru bir zeminde buluşurken, irtikapta mağdur genellikle meşru zemindedir ancak işinin görülmesi için zorlanmaktadır (Yargıtay 5. CD, 20.02.2025, 2022/4280 E., 2025/2146 K.).
İrade: İrtikapta mağdurun iradesi sakatlanmış veya baskı altına alınmıştır; rüşvette ise karşılıklı bir irade uyuşması vardır (Yargıtay CGK, 11.07.2014, 2014/52 E., 2014/354 K.).
Bu tür karmaşık davalarda, suç vasfının tayini ve delil değerlendirmesi hayati önem taşımaktadır. Özellikle İzmir Ceza Avukatı desteği ile yapılacak savunmalarda, eylemin icbar boyutuna ulaşıp ulaşmadığı veya rüşvet anlaşmasının varlığı titizlikle incelenmelidir.
Örnek Savunma Dilekçesi
İZMİR (...) AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
DOSYA NO : .................
SANIK : (Ad Soyad)
MÜDAFİİ : (Avukat Ad Soyad)
KONU : Esas hakkındaki savunmalarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kamu davası açılmışsa da suçun yasal unsurları oluşmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.2010 tarihli, 2009/167 E. ve 2010/70 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, icbarın mağdurun iradesini tam olarak baskı altına alacak şiddette olması gerekir. Dosya kapsamında mağdurun her aşamada kolluğa başvurma imkanının olduğu, müvekkilin herhangi bir zorlayıcı davranışının bulunmadığı sabittir. Eylemin en fazla "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirilebileceği, ancak bu suç yönünden de zamanaşımı sürelerinin dolduğu (Yargıtay 5. CD, 17.01.2024, 2020/567 E., 2024/559 K.) gözetilerek müvekkilin beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın düşürülmesine karar verilmesini talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerle müvekkilin BERAATİNE karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.
Sanık Müdafii
Detaylı bilgi ve danışmanlık için iletişim bölümünden tarafımıza ulaşabilirsiniz. Danışmanlık, dosya inceleme ücrete tabiidir. İzmir Ceza Avukatı
Korkmaz Hukuk Bürosu


Yorumlar